Katılım Müzakereleri
 
     
Genişleme AB’nin en güçlü politika araçlarından birisidir. İlgili ülkelerin dönüşümünü sağlayan, barış, istikrar, refah, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin Avrupa genelinde yaygınlaştırılmasına yardımcı olan ve titizlikle yürütülen bir süreçtir.  

  3 Ekim 2005 tarihinde Türkiye ve Hırvatistan’la katılım müzakerelerinin başlatılmasıyla birlikte Avrupa Birliği’nin genişleme sürecinde önemli bir adım atılmıştır. Yıllar süren hazırlık çalışmalarının ardından iki aday katılım sürecinin sonraki aşamasına resmen geçmiştir. 
 
Müzakereler müktesebat olarak bilinen AB yasaları bütününün benimsenmesi ve uygulanmasıyla ilgilidir. Müktesebat 35 başlık altında gruplanmış yaklaşık 130.000 sayfadan oluşmakta ve AB’ye Üye Ülkelerin uyması gereken kuralları ortaya koymaktadır. 
 
Bir aday ülke olarak Türkiye’nin, mevzuatının önemli bir kısmını AB yasalarına uygun hale getirmesi gerekmektedir. Bu da, çevreden yargı sistemine, ulaştırmadan tarıma ülkedeki neredeyse tüm sektörleri ve halkın tüm kesimlerini etkileyecek temel toplumsal değişikliklerin yapılması anlamına gelmektedir.     
 
Öte yandan aday ülke müktesebatın kendisini “müzakere” etmez, çünkü bu “kuralların” aday ülke tarafından tamamen kabul edilmesi gerekmektedir.     
 
Müzakere süreci müktesebatın uyumlu hale getirilmesi ve uygulanmasına ilişkin koşullar üzerinde yürütülmektedir, başka bir ifadeyle bu kuralların nasıl ve ne zaman uygulanacağı müzakere edilmektedir. Bu sebeple katılım müzakereleri klasik anlamda müzakere olarak kabul edilmemektedir. 
  
Üye Ülke olabilmek için aday ülkenin hem ulusal hem de bölgesel düzeyde olmak üzere kurumlarını, yönetim kapasitesini, idari ve yargı sistemlerini AB standartlarına yükseltmesi gerekmektedir. Bu süreç aday ülkenin katılımın gerçekleşmesi halinde müktesebatı daha etkili bir şekilde uygulayabilmesini sağlamakta ve gerektiğinde katılım öncesi dönemde müktesebatın daha etkili uygulanabilmesine imkan vermektedir. Bunun için verimli ve tarafsız bir şekilde sunulan kamu hizmetlerinin yanı sıra bağımsız ve etkin çalışan bir yargı sistemi üzerine inşa edilmiş sağlıklı işleyen ve istikrarlı bir kamu idaresinin bulunması gereklidir.
Müktesebatın her alanıyla ilgili detaylı bilgi AB müktesebatının uygulanması için temel idari yapılara ilişkin rehber [410 KB] de yer almaktadır.
 
Kaynak : Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu